Web Radyomuzu dinlemek ve mesaj göndermek için TIKLAYIN
  arşiv   hakkımızda   künye   dağıtım   iletişim
 Ana Menü
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Güncel
Spor
Sağlık
Yaşam
Bilim ve Teknoloji
Kültür ve Sanat
Magazin
Hava Durumu
Astroloji
Yazarlarımız
Belediyeler
Ana Sayfa
Konuk Yazar

Yazarın Diğer Yazıları İçin TIKLAYINIZ ! Bu Nasıl Deha!...

TCMB Döviz Kuru

__ REKLAM __
Ayrıntılar için TIKLAYIN

Kültür Sanat Gündemi

Milli Piyango
Bilet numarası girin
Tam Liste

Hava Durumu
ISTANBUL
ANKARA
İZMİR
Astroloji  

Osmanli'da Astroloji


 

Avrupa Birligi ile vals yapmaya basladigimiz su günlerde, neden Avrupa’nin bizim için böylesine ulasilmaz, böylesine ütopik, böylesine istenen bir hayal oldugunu düsünürken, kendi adima birden bu hayalin pesinde harcadigim zaman ve emegin aslinda onda birini bile kendi geçmisimi ögrenmek için harcamadigimi farkettim.

<br> Burada sözünü ettigim “Türkler Avrupali degildir ve  olmamalidir” argümanindan çok  biz, ya da genellestimeyeyim, “ben bir “Türk, eski Osmanli ya da çok çok eski Orta Asyali” olarak kimim?” sorusu. Bu soru beni bazi seyleri arastirmaya itti ve merak ettigim konulardan sadece  birisi olan  “Osmanlilarda astroloji nasildi?” konusunda biraz arastirma yapmama neden oldu.<br> Öncelikle bu konunun çok detayli oldugunu ve maalesef Osmanlica, Arapça ya da Farsça bilmedigim için sadece bulabildigim Ingilizce kaynaklardan yararlanmak zorunda kaldigimi ve yine asagida bahsedecegim bilgilerin büyük bir havuzun içindeki bir damla kadar bile olmadigini mutlaka belirtmeliyim. Iste bulduklarim:<br> <br> Osmanlilarda astrolojiye “tanjim” ya da “ilmi ahkam-i nücum” adi verilmektedir. Bu, yildizlardan tahmin yapma ilmi demektir.Islam astrologlari da temel kozmolojik ilke olarak Ptoleme’nin Almagest’inde geçen isimler, semboller ve zodyaktaki burçlarin sirasindan etkilenmislerdir. Ancak Islamiyetin tek tanrili bir din olmasi nedeniyle, yildizlar, insan ve Tanri arasindaki iliskiler özellikle pagan ve diger kültürdekilerden farkli yorumlanmis ve zodyaktaki burçlar, Günes ve Ay’in üzerinde hareket ettigi yerler olarak degerlendirilmistir. Islam astronomlari zodyaga  “falak al buruj” ya da  “dairat el buruj” adini vermislerdir. Her ikiside zodyak çemberi anlamindadir.<br> <br> Evrenin ve evrenin isleyisindeki mükemmel düzen ve uyumun karmasikligini farkeden Islam alimleri, bu yasalari arastirmanin  insani, Tanri’ya ve onun mesajlarina daha da yakinlastiracagina inanmislardi. Örnegin El-Battani kitabinin basina, gök cisimlerini arastirmanin, yillarin, aylarin mevsimlerin uzunlugunu, gece ve gündüzün uzayip kisalmasini, ay ve günesin konumlarinin ve tutulmalarin belirlenmesini ve gezegenlerin düzgün ya da geri hareketlerinin incelenmesini saglamasi nedeniyle çok yarali oldugunu belirtmistir. Yine, El-Battani tüm bu bilgilerin insanlari Tanri’nin tek olduguna, büyüklügüne, arkasindaki sonsuz bilgi ve gücünü anlamaya dogru yönlendirecegini de eklemistir.<br> <br> Ancak tüm bu çalismalara ragmen, geçmiste oldugu gibi, Osmanli döneminde de  “Astroloji Islam’a göre günah midir?” sorusu canliligini sürekli korumaktadir. Bir yandan, Osmanlilarda “Müneccimbasi” yani bas astronom ve astrolog  yillik takvimlerin hazirlanmasi ya da astrolojik tahminler yapmak üzere 15.yy ortalarinda önemli sorumluluklar üstlenirken ve bazi Osmanli sultanlari önemli kararlar arifesinde müneccimbasina danismaktan kendilerini alamazken, bir çok Osmanli padisahi da buna siddetle karsi çikmislardir.<br> <br> Astrolojik öngörümlere en çok  karsi çikan sultanlardan birisi olan  Sultan I. Albdülhamid, veziri kendisine saray astrologlarinin ordunun Istanbul’dan sefere çikmasi için iki tarih önerdigini ve bunlardan hangisini seçecegini sordugunda; Abdülhamit, “benim islerim yildizlarin degil, Tanrinin elindedir.” diye yanit vermistir.<br> <br> Yine Sultan III. Selim, kendisine donanmanin denize açilmasi için uygun görünen iki tarihten hangisini seçecegi soruldugunda, her günün Allah’in günü oldugunu, kendi adina yildizlara inanmadigini ancak adet oldugu üzere hangi gün uygun bulunmussa o günün seçilebilegini belirtmistir.<br> Sultan III. Ahmet ve onun ünlü veziri Nevsehirli Damat Ibrahim Pasa zamaninda yasanan ve pek çok sanat, bilim, kültür olayina taniklik eden Lale Devri’nde ) pek çok kitap Osmanlica’ya çevrilmistir ve bunlarin içinde Imam Ayni’nin Ikd al-Juman fi Tarihi alh al-Zaman isimli dünya tarihi kitabi da bulunmaktadir.<br> <br> Bu kitabin cografya ve astronomiyle ilgili ilk bölümünü Osmanlica’ya sair Mirzazade  Salim Efendi çevirmistir.<br> <br> Mirzazade Salim Efendi tarafindan bazi takim yildizlar için kullanilan Osmanlica ve latince isimlerle, burç isimleri söyledir :<br> <br> “Dübb-i Assar (Ursus Minoris)- Küçük Ayi, Dübb-i Ekber (Ursus Majoris)- Büyük Ayi, Cebbar (Orion), Siyavus (Perseus), Mer’et-ül Müselsile (Andormeda), Hut’i Cenubi (Piscis Austrinus), Hamel (Koç), Sevr (Boga), Cevza (Ikizler), Seretan (Yengeç), Esed (Aslan), Sünbüle (Basak), Mizan (Terazi), Akreb (Akrep), Kavs (Yay), Cedi (Oglak), Delv (Kova) ve Hut (Balik)<br> Minyatürlerle süslenen bu çeviri de her bir minyatürün altina o sabit yildizla  ilgili kisa bilgiler de yazilmistir.<br> <br> Bu çalismanin yanisira diger Islam Astronomlari da sabit yildizlarla ilgili önemli arastirmalar yapmislar ve bu konuda önemli eserler vermislerdir. Örnegin  Abdurrahman El-Sufi’nin  Risalat Suwar el Kawakib aldi esir de sabit yildizlarla  ilgili önemli bir eserdir.<br> <br> <br>

 (Bölgede Tufan)

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ
Grafik & Tasarım Sevgi Küpü WT © 2005 - Hosting NetAlanı.com - İçerik © Copyright 2005 TÜRKİYE'DE TUFAN GAZETESI
TÜRKİYE'DE TUFAN GAZETESI Default

bolgedetufan.com v 4_3