"Değerli Yurttaşlarım,
Dünya İmparatorluğu kurma emelinde olan A.B.D., bu arzusuna ulaşmak için dört uluslar arası kuruluşu devreye sokmuştur. (Yalta’dan sonra): BM : Birleşmiş Milletler, DB : Dünya Bankası, IMF (herkes tanıyor) ve DTÖ (Dünya Ticaret Örgütü).
Bu örgütlerin kurulmasından sonra, Amerikan Sömürgeciliği, diğer sömürgeci ülkeler ile işbirliği halinde, kendi kültürleri dünya geneline yayma çalışması içine girmişler ve işgal ettikleri ülkelere de, bu kültürü aşılamaya başlamışlardır.
Yıllardan beridir ülkemizde, sevgililer günü, anneler günü, babalar günü ve kadınlar günü gibi uluslar arası olduğu iddia edilen ve fakat batı kültürünü, ülkemize dayatmaya çalışan özel kutlamalar tertip edilmeye başlanmış, görsel ve duysal basın-yayın organlarınca halk yığınlarına benimsetilmeye çalışılmaktadır.
Elbette, dünya ile aynı kutlamalar kapsamında, sevinç ve mutlulukları paylaşmak güzeldir.
Ancak, Türk Kadınının, özellikle Kurtuluş Savaşı günlerimizde ortaya koyduğu fedakarlıkları simgeleyen bir gün içinde kutlanması gerektirdiğini düşünmekteyiz. 3 Mart (1924), 17 Şubat (1926) veya önerilecek başka bir özel gün üzerinde toplumsal mutabakata vararak, bu günü Türk Kadınlar günü olarak kutlamak, Ulusal şuuru da arttırıcı bir hamle olacaktır. 23 Nisan 1920 Türk Devrimi ile birlikte, Türk Kadınının, dünya uluslarının çok büyük bir çoğunluğundan on yıllar önce, haklarına kavuşmuş olması da, böyle bir ulusal günün kutlanmasına, ayrıca anlam katacak ve Türk Kadınının günümüzdeki mücadelesini güçlendirecektir.
Ülkemizin varlığının ve toprak bütünlüğünün saldırı altında bulunduğu bu günlerde, kutsal Türk analarını ve Türk kadınını, yeniden mücadeleye; Ulu önder Atatürk’ün izinde, ULUSAL UYANIŞ hareketine destek olmaya çağırıyoruz.
Türk Kadını, erkeği ile birlikte toplumun ayrılmaz bir parçasını oluşturur. Bu kaynaşma, Orta Asya bozkırlarından günümüze dek uzanan bir mirastır. Bu mirası korumak bizlerin namus borcudur."
Haluk H. Ongar
CDP İSTANBUL İL BAŞKANI