İstanbul’da tüm boğazı turlayarak şiir okunan, köfte ekmek ya da balık-ekmek geceleri meşhur! Haziran başında tekrar şiir turu düzenlenecek. Turlar sitelerinde bir hafta öncesinden ilan ediliyor (http://www.bolgedetufan.com/spacer.gif)
Dernek her yıl yılın “en” lerini seçiyor ve ödül veriyor.Amaç şişirme şöhretlerle boğulan ve değerleri pörsüyen sanata bakışta “ünlü” ile “değerli” arasındaki farkı vurgulamak.
Dernek sitesine herkes girip itiraflar yapabiliyor, isim belirtmek zorunda değiller. Aşk hikâyeleri, romanlardan alıntılar bırakabiliyorlar.Hatta aşkın vücuttaki kimyasal değişimleri üzerine doktorlardan alınan yazılar bile var…Paylaşılan her öykü ve yazı,ne amaçla gelmiş olursa olsun siteyi ziyaret edende “hayatta tek sıkıntıda olanın” kendi olmadığı hissini bırakıyor.
Kuruluşla birlikte yan yana gelen üyelerin en büyük ortak noktaları hassas, kırılgan ve kırgınlıkları üretime çevirmeyi bilen insan olmaları. İnce düşünen, incitmekten ve incinmekten sakınan, insanı insan yapan değerleri yüksek, eğitimli, şiddeti ve acıyı tanımlamış "ben" demeden "biz " diyebildikleri için insanlara zarar veren bencilliklerden yüksünmüş olmaları.
Dernek çatısında medeniyetin yıpratıcı koşturmasında incinmeleri unutmak için bir yaşam desteğini arayan, üretken ve sağlam sosyal konumlarda olan, şairler, ressamlar, işadamları ve kadınları var... İdeal ortaklığı da bulabiliriz bir araya gelmiş bu insanlar arasında. Huzurlu ve pişmanlıklardan arınmış, "keşke"leri düşünmek istemeyen sanatla bunu ifade eden ve paylaştığı hayatı insani değerler içinde arzulayan bir grup...
Şiir ile ruhlarını sağalttıklarını, Türk edebiyatının değerlerini “ölmeden” alkışlamak istediklerini ifade ediyorlar.
Kuruluşun isim seçimindeki ironinin şiirsel ya da sosyolojik bir açıklaması var mı diye sorduk,öyle ya içinde “ölü” kelimesi geçmesi enteresandı.
Ölü Aşkın sosyolojik açıklaması sanırım günümüzün dejenere olmuş aşklarını anlatabilir ancak! Hani diyorlar ya magazin haberlerinde: "Fatma'nın yeni aşkı" ya da "bir gecelik aşkı" diye! Aşk yeniliklerle anılabiliyor, bir geceye sığdırılabiliyor...(!)
Ölümsüz olan sevgi ve tutkunun adı olan aşk, sanırım hanım kızların bir gecelik yeni sevgilisi için kullanılmak zorunda kalıyor! Yoksa ayran gönüllü ya da hayat kadını demeleri gerek!..
Bu da hakaret olur.Aşk kirletiliyor kelimelerle ne yazık ki. Doğru, sosyolojik olarak aşkı medeniyetle rendelediğimizden artık doğuştan ölü, aşklar. Bizim "ÖLÜ AŞKLAR DERNEĞİ” ismini seçmemizdeki en yakın hatırlatma ölü ozanlardan geldi…
Filmi, şiirsel yaşama tutkun yaşayan, edebi yanıyla da hayata tutunan insanların belleğinden hiç çıkmadı. Hepsi hayattaydı :))
Ölü aşkdaki ironi, aşkın ölümsüz olmasından ve ayrılınca yaşamaya başlamasından çıkıyor. Ayrılıkla bitmeyen duygu birliktelikleri "sevgi" adı altında kalıyor… Sevdik, anlaşamadık ayrıldık diyenler bir süre sonra alışkanlık olan sevgilerini, acılarını üzerlerinden atabiliyorlar. Aragon'un dediği “mutlu aşk yoktur” sözü de, gerçek ve sona ulaşamamış aşkın, ayrılıkla beslenmesi ve mutsuzlukla perçinleşip ölümsüzleşmesini ne güzel betimleyen ifade. İşte bunun için ölü aşkları topladık, ölümsüz ama artık asla birleşilemeyecek bir yaşamda üretime çevirmeye karar verdik! Ölü olduğu için aşk var! Ne çok varmış meğer...
Burada sakın yanlış anlaşılmasın, dernek aşk ile sorunlu insanların toplandığı bir yer değil! Yaşamda şiire edebiyata ve içinde barınan ince zarafete gönül vermiş ve Tv önünde uyuklamak yerine, hayatın hissi ve latif tarafına da bakanların topluluğu.