Web Radyomuzu dinlemek ve mesaj göndermek için TIKLAYIN
  arşiv   hakkımızda   künye   dağıtım   iletişim
 Ana Menü
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Güncel
Spor
Sağlık
Yaşam
Bilim ve Teknoloji
Kültür ve Sanat
Magazin
Hava Durumu
Astroloji
Yazarlarımız
Belediyeler
Ana Sayfa
Konuk Yazar

Yazarın Diğer Yazıları İçin TIKLAYINIZ ! Kanıma dokunuyor

TCMB Döviz Kuru

__ REKLAM __
Ayrıntılar için TIKLAYIN

Kültür Sanat Gündemi

Milli Piyango
Bilet numarası girin
Tam Liste

Hava Durumu
ISTANBUL
ANKARA
İZMİR

  Süheyla ERGÜL
  suheylae
T U T K U   
 
Halifeleik Sorunu(11)
TBMM içerisinde, yeni kurulan partiye üye olmuş milletvekili sayısı 27 kişiden oluşmuştu. Meclis çatısı altında rakamsal olarak hemen hiçbir tehlikeli güç oluşturacak sayıda olmamalarına karşın; o yılların İstanbul basınının destek ve kışkırtıcı yazıları nedeniyle, dışarıda önemli bir gücün sahibi olmuşlardı... Tehlike asıl buradaydı ve üzerinde özenle durulması gerekirdi!?


Yeni kurulmuş ve henüz emekleme dönemindeki bu genç Cumhuriyet için hak etmediği bir garip tepki vardı ve etkisini kısa süre sonra gösterecekti; "Şeyh Sait Ayaklanması" Cumhuriyet tarihinin en büyük bulanımı olarak tarihteki yerini ürpertici bir şekilde alacaktı.


Şeyh Sait bölge olarak "Doğu-Güneydoğu"yu seçmişti. Ne idi ayaklanmanın asıl nedeni? 2005 yılında döndüğümüz Lozan'a, Musul'a, Kerkük'e, Irak'a o yılları baz alarak bir kez daha dönelim. Dönelim ki, "ayaklanmanın" nedenlerini iyice anımsamış olalım. Günümüzle özdeşleştirerek satırları okursanız; dünden-bugüne hiçbir şeyin değişmediğini de görmüş olursunuz!..


Lozan görüşmeleri boyunca 'Irak' ile olan sınırımız henüz çizilmemişti. Kısaca nedenlerini anımsarsak; 'Petrol' XIX. yüzyılın sonlarına doğru önemli bir madde olarak, dünyanın gözbebeği konumunda kalacağını yansıtmaya başlamıştı. "Emperyalist-Sömürgeci güçlerin odaklandığı yer taramaları başlamış, petrolün bol rezervlerle "Ortadoğu ülkelerinin" ellerinde bulundurduklarından alınarak egemen olunacağına karar verilmişti. Musul ve Kerkük'te zengin petrol yataklarına sahip bölgeler olarak o yıllarda mimlenmiş, bu bölgelerden çok ucuz petrol elde edileceğinin bilinmesi; emperyalist-sömürgeci ülkelerin iştahlarını kabartır olmuştu. Özellikle ağzını şapırdatan ülke İngiltere olmuş; gözlerini bu belgelere dikmişti.


Bu bölgeler Osmanlı Devleti'nin elindeydi ve Birinci Dünya Savaşı boyunca "1. Derecede savunulacak yer" konumunda tecil edilmişti ve savunuldu da. Ne varki; "Mondros Ateşkes Antlaşması" imzalandıktan sonra İngilizler buraları işgal ettiler. Sonra ne mi yaptılar?...


(SÜRECEK!)


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ
Grafik & Tasarım Sevgi Küpü WT © 2005 - Hosting NetAlanı.com - İçerik © Copyright 2005 TÜRKİYE'DE TUFAN GAZETESI
TÜRKİYE'DE TUFAN GAZETESI Default

bolgedetufan.com v 4_3