Her gidişin bir gelişi , her çıkışın bir inişi vardır..Doğru söz...Yaşam boyu kişinin başına nice derslerin alınması gereken onlarca gerçek olaylar gelir ve kişi bunların bazılarını bilen konumundadır ve olasılıkları iyi değerlendirmekle yükümlüdür.Bazı olaylar ise ; doğrudan kişi inisiyatifi dışında gelişmekte , kişilik dolaylı yoldan etkilenmektedir...
Dolaylı yoldan etkilenim süreci içerisinde, umarsız kalmış etkilenenin yapacağı doğrudan bir eylem şansı oldukça kıt olduğundan ; dolaylı eylem planları ile , içinde bulunduğu zor durumdan kurtulmak yollarını arar...
Günümüzde 2002' den bu yana iktidarda bulunan ve tek parti etkinliğini sürdüren AKP' nin iktidara taşınmasında "oy" verenlerin seçkileri ile ;" oy" vermeyenlerin bu seçkiden dolayı, dolaylı etkilenmeleri ve birleşik yapılanmalar ile AKP iktidarından kurtulmak istemelerinin asıl nedeni de budur...Yani, "dolaylı etkilenmek, dolaylı gazaba uğramak..."
Aylar - yıllar boyu nemalanarak işlerini tıkır- tıkır yürütenlerin bile "ooofff" çektiği dönemlere yine aylar -yıllar önce girilmiş olsa da ; nema sıcaklığından ayrılmak istemeyenler, istemeyerek de olsa , "destekçiler" arasında bir süre daha yer edinmiş görünmeyi seçmişlerdir...
Artık gelinen nokta; odaklanmanın, karşı çıkmanın, yanlışların sürdürülmemesi için vicdan seslerine kulak verenlerin artış gösterdiği ve egemenlik kurduğu dönemlerin başlamasına neden olmuştur.Sonradan uyananlar ile ilk uyananlar arasındaki bu farkı bir yana bırakıp yarınlara bugünden bakacak olursak:AKP'li İkinci Başbakanın içinde bulunduğu çıkmazı daha iyi anlar ve muhalifler olarak sevinir , yandaş olarak üzülürüz.Yanında ya da karşısında olmanın hemen hiç bir geçerliliğinin olmayacağı tartışmalar dönemi de bitmiş ; Tayyip Erdoğan iyice sıkışmışlığın pençelerine düşmüştür...
Irak' ta Türk askerinin başına geçirilen çuval ile ; Türk Ulusu'nun bağrından çıkan ordusunun bir anda ve beklenmeyen şekilde tuzağa düşürülmesinin hesabının elan sorulmamış olması ile ilk önemli darbeyi alan Erdoğan 'ın , bu kez Hz. Muhammed'in karikatürlerini yayınlayan batı basınına ve batılılara söz geçirecek etkinlikte bulunamaması ; bu kez tabanı başta olmak üzere, tüm İslam inançlıların asıl sorunu olmuş ;"bir başbakan ne için vardır ?!" sorularının sorulmasına neden olurken , hızla yayılacak protestolarında ilk habercisi konumuna gelmiştir...
Bolkeseden attığı ve Maliye Bakanı'nın "babalar gibi sattığı!?" tüm ulusal işletmeler yargı kararları ile gerisingeri dönerken; Başbakan,Meclis'te "piliç burger "yemeyi tercih etmiştir.
Şu anda ve her geçecek dakikada hiç kimse Erdoğanın yerinde olmak istemez .Bir başbakan; bağrından çıkarttığı ordusunun kafasındaki çuvalla gezmesini içine sindiriyor;dinibütün olarak AB ülkelerindeki karikatür inatlaşması için hiç bir ciddi adım atamıyor ve sadece ülkesindeki karikatüristleri dava ediyor ; tam bir araştırma ve inceleme yapmaksızın sözde özelleştirme yaptığını sanıyor ve her yaptığı yüce yargıdan dönüyorsa ; bu başbakan ve kabinesi neden vardır acep?!
Bugünlerin yarınları da var ise ; kesinlikle şunu söyleyebiliriz :Yarınlarda AKP' li bir yönetim olmayacaktır...Hayırlısı da budur zaten...