Web Radyomuzu dinlemek ve mesaj göndermek için TIKLAYIN
  arşiv   hakkımızda   künye   dağıtım   iletişim
 Ana Menü
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Güncel
Spor
Sağlık
Yaşam
Bilim ve Teknoloji
Kültür ve Sanat
Magazin
Hava Durumu
Astroloji
Yazarlarımız
Belediyeler
Ana Sayfa
Konuk Yazar

Yazarın Diğer Yazıları İçin TIKLAYINIZ ! Bu Nasıl Deha!...

TCMB Döviz Kuru

__ REKLAM __
Ayrıntılar için TIKLAYIN

Kültür Sanat Gündemi

Milli Piyango
Bilet numarası girin
Tam Liste

Hava Durumu
ISTANBUL
ANKARA
İZMİR
Astroloji  

Don Kisot'un Ütopyasi


 

Miguel de Cervantes Saavedra, 1547'de fakir bir asilzade olarak Madrid yakinlarindaki Alacala de Henares'de dogdu.1570 yilinda silahsör olarak Ispanyol ordusuna katilan Cervantes daha sonra 1575'te Türk korsanlari tarafindan esir alinir. Miguel, Cezayir'de geçen esirlik yillarini daha sonra Cezayir Zindanlari adli bir sahne eserinde anlatacaktir

.Günümüze pek azi ulasmis olan eserleri yeni evlenen Cervantes'in geçimini
saglayamamaktadir. 1590'li yillarda vergi memurlugu gibi küçük resmi
görevler edinir, memuriyet hayati biraz karanlik ve tartismalidir
Cervantes'in.
   Bu arada yazidan kopmamistir, Shakespeare ile ayni günde ölen
Cervantes tam bir kitap tutkunudur.1585'te Galetea adli pastoral romanini,
yazmaya baslar. 1597'de yine hapiste oldugu bir sirada Don Quijote'yi
yazmaya baslar. 1605'te Don Quijote yayimlandiginda tam bir best seller
olur. Bir yil içinde 12 bin satan kitabin pek çok izinsiz baskisi yapilir,
yani korsanlari çikar! Artik ünlü bir yazar olan Cervantes, kitaplarinin
gelirleri kadar himayesine girdigi Lemos Kontu sayesinde rahata ermistir. Bu
arada Hisseli Kissalar adli bir baska ünlü kitap yayinlar, 1615'te hem Don
Quijote'un ikinci cildini hem de Sekiz Komedi'yi yayimlar. 1616'da, 69
yasinda hayata veda eder. Son kitabi Persil ve Sigismund'un Mesakkatleri
ancak ölümünden bir yil sonra yayimlanabilir.
(Radikal Kitap)

Cervantes, Inebahti Deniz Savasi'nda esir düsüp dokuz yil yasamistir ve bu
savas sirasinda bir kursun sol elini parçaladigi için ömür boyu sakat
kalmistir.Cervantes ülkesi için savasip sakat kalmasina ragmen aylik bile
baglanmaz.

           Bu yil 400. yilinda olan Cervantes'in Don Kisot'u modern romanin
baslangici olarak kabul edilir.Bu roman yazarin idealizme bir övgüsü mü
yoksa belirsiz idealizme akilci yollardan elestirisi midir bilinmez.Bir
çogumuz okumus ya da çizgi kahramanlar sayesinde hayat bulan bu romani
izlemisizdir.Don Kisot Ispanya'da yasayan soylu bir kisidir.Ta ki okudugu
sövalye romanlarinin etkisine girerek kendini sövalye ilan edene kadar.

           Kimi zaman elimden birakamadigim ve her okuyusta degisik tatlar
aldigim farkli bir kitaptir.Don Kisot'un Ispanya'nin daglarini, yollarini
asarak kendini sövalye ilan etmesi aslinda yasadigi topluma bas kaldirisidir
belki de.Içimdeki cesareti disa vuramadigim zamanlar hep karsimdadir Don
Kisot..Don Kisot  evini, ailesini birakip kendisi olabilmek ve kurdugu
ütopyaya ulasmak için tüm engelleri asmaya kararli bir karakterdir.Romandaki
diger kahramanlara belki de okuyanlara göre o biraz delidir.Deli ne kelime
tam bir kaçiktir belki de. Belki de tahtasi eksik bir insandir. Onun her
durak yerinde yeni kavusmalara vesile olmasi ve her bozgundan sonra yilmadan
yine hayalinin kadinina Dülsinya'sinin pesine düsmeyi, sövalyelerin
sövalyesi olma istegi idealizmin biraz mizahi biraz da aci yanlari
bence.Romanda ilerledigimizde bazen Don Kisot'un gerçekte olan olaylari
kabul etmemesi, sadece kendi hedefleri dogrultusunda yorumlamasi, hayal
ettigi kadini, sövalyelik makamini düsünmesi, kisinin beynindeki ütopyalara
olan özlemi ve bunlara karsi duyulan umutlari gözler önüne seriyor.Belki Don
Kisot onlara ulasabilseydi hiçbir önemi kalmayacakti.Su an sadece bir efsane
olacakti.Ama önemli olan o umudu besleyebilmekti.Çelimsiz ve siska
Rosinant'ini unutmamak gerekir tabi.Bir insanin cebindeki birkaç kurusla bir
ev satin alma istegi gibi bir sey Don Kisot ve Rosinant arasindaki bag.

           Don Kisot Rosinant'in sirtinda isteklerine ulasamadi.Belki
3.tekil sahsimiz ev alamadi                     ama önemli olan  o hayale
sahip olmakti.Belki de Don Kisot'un o dönemler yaptigini simdi bizler
yapiyoruz. Disaridaki tehlikelerden etkilenmemek için görünmese de kafamiza
bir tolga takip çelimsiz olsak bile ruhumuzun derinliklerinden güç alarak
hayalimizdeki kadina, erkege belki bir nesneye belki de bir unvana ulasmak
için savasiyoruzdur kim bilir.Tek farkla Don Kisot yollarda daglarda; bizler
caddelerde, okullarda hayatla savasiyoruz  ve ilerlemeye çalisiyoruz.Belki  
de kazaniyoruz.... " hayat düsünen için komedi, hisseden için trajedidir"
demis birisi.


DON KISOT

Ölümsüz gençligin sövalyesi,
ellisinde uydu yüreginde çarpan aklina,
bir Temmuz sabahi fethine çikti
güzelin, dogrunun ve haklinin :
önünde magrur, aptal devleriyle dünya,
altinda mahzun, fakat kahraman Rosinant'i.
Bilirim,
hele bir düsmeyegör hasretin hâlisine,
hele bir de tam okka dört yüz dirhemse yürek,
yolu yok, Don Kisot'um benim, yolu yok,
yeldegirmenleriyle dövüsülecek.

Haklisin, elbette senin Dülsinya'ndir en güzel kadini yeryüzünün,
sen, elbette bezirgânlarin suratina haykiracaksin bunu,
alasagi edecekler seni bir temiz pataklayacaklar. Fakat sen, yenilmez sövalyesi susuzlugumuzun, sen, bir alev gibi yanmakta devam edeceksin
agir, demir kabugunun içindeve Dülsinya bir kat daha güzellesecek...

 (Bölgede Tufan)

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ
Grafik & Tasarım Sevgi Küpü WT © 2005 - Hosting NetAlanı.com - İçerik © Copyright 2005 TÜRKİYE'DE TUFAN GAZETESI
TÜRKİYE'DE TUFAN GAZETESI Default

bolgedetufan.com v 4_3