Babacan: Serbest kurdan dönüş yok
Devlet Bakanı Ali Babacan, “Sürekli büyüyen kamu açıkları ve bunu kapatmak için borçlanma, ya da para basmak, Türkiye’yi bir krizden diğer bir krize sürüklemiştir” dedi.
Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası’nda işadamlarıyla bir araya gelen Babacan, yıllardır Türkiye’ye giren yabancı sermayenin bugüne kadar 1 milyar doların altında kaldığını anımsatarak, serbest bölgeyi kaldırdıklarını, Türkiye’ye 2005 yılında giren yabancı sermaye rakamının 9.6 milyar dolar olduğunu kaydetti. Bu durumun Türkiye için bir rekor olduğunu ifade eden Babacan, “Bu hem Türkiye’nin tarihindeki hem de bölgemizdeki rekor. Yüksek birrakam, Doğu Avrupa ülkelerinin pek çoğunda böyle bir rakam yok. Demek ki güven olunca bunlar oluyor” dedi.
Babacan, uyguladıkları politikaların temelinde, öncelikle bütçe disiplini olduğunu, gelir ve gider hesaplarının dengeli olmak zorunda olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:
“Varsa bir açık, bu açığın sürdürülebilir ve rahatlıkla finanse edilebilir olması lazım. Böyle sürekli büyüyen kamu açıkları ve bunu kapatmak için borçlanma ya da para basmak, maalesef Türkiye’yi bir krizden diğer bir krize sürüklemiştir. Hükümetler bakmışlar, gelir belli, gider için talep çok, para olmayınca da merkez bankasında sürekli para basmışlar. Böylelikle sürekli paramıza sıfır eklenerek dünyanın en sıfırlı parası olmuş. Şimdi biz bu politikaları kökünden değiştirdik, bu zor bir iş, yani bütçe disiplinine, hedeflerine sabit kalmak çok zor iş. Türkiye’nin her yerinden devletin daha çok para harcaması için talep var. Ama biz ısrarla tavizsiz bir şekilde bütçe hedeflerimiz neyse bu hedefleri tutturduk. Türkiye’nin 2001 yılında gayri safi milli hasılası yüzde 17’ye çıkmıştı. Çok şükür biz geçen yıl itibariyle yüzde 3’e indirdik. Kamu kesiminin toplam borçlanma gereği 2006 yılında Türkiye’nin tarihinde ilk defa eksi olacak, yani Türkiye’nin kamu kesiminde net anlamda borçlanma gereği olmayacak.”
SERBEST KUR REJİMİ
Bakan Babacan, Türkiye’de artık kur rejiminin serbest olduğunu, kurun tamamen piyasada oluştuğunu dile getirerek, “Bizim kur için ne alt limitimiz var, ne bir üst limitimiz var, ne de bir yerlerde tutmakgibi bir çabamız var. Artık çok derin bir döviz piyasamız var” dedi.
Bir günde milyarlarca dolar döviz alınıp satıldığını anlatan Babacan, artık Türkiye ekonomisinin hacminin, Türkiye’deki döviz piyasasındaki derinliği, kamu otoritelerinin kontrol edebileceği, durduracağı ve yönlendireceği dönemin gerilerde kaldığına dikkat çekerek, şöyle konuştu:
“Öyle güçlü bir piyasa vardır ki artık Türkiye’de, kim bunu kontrol altında tutmaya, önüne set çekmeye çalışırsa o altında kalır ve sıkışmalar olur ve stresler birikir, ondan sonra Allah korusun, o kurla oynayarak elde edilmeye çalışılan menfaat her neyse, ondan kat kat fazlasını bizden alır götürür. Ekonomik istikrarımızın çok temel unsurudur serbest kur. Bundan geri dönüşte asla yok. Bunu kimse beklemesin. Geri dönüş demek, açıkça söylüyorum o eski günlere geri dönüş demektir.”
Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun da devlet müdahale etmeden kur sisteminin kendisini koruyabilmesinin, ekonomik istikrarın göstergesi olduğunu belirterek, kurlara müdahale etmeyi düşünmediklerini söyledi.
Kur öncelikli ihracatın, ülkeye bir şey kazandırmayacağını belirten Coşkun, “Ekonomik istikrarın göstergesi, devlet müdahale etmeden kur sisteminin kendisini koruyabilmesidir. Yarın sabah ne olacak diye düşünmüyorsunuz. Yatırımcı hesabını ona göre yapıyor. O bakımdan kurlara müdahale etmeyi düşünmüyoruz. İhracatçının, tüccarın, sanayicinin çektiği sıkıntıyı da biliyoruz. O zaman yapılacak tek şey, girdi maliyetlerini aşağı çekmektir. Çünkü, rekabet ettiğimiz ülkelere karşı, aynı şartları meydana getirmemiz lazım. Bunun üzerinde duruyoruz” dedi.
(Bölgede Tufan) |